İNSAN ZİHNİNİ BİLGİSAYARA YÜKLEMEK
Last Updated on 15/01/2026 by ahmet can ayışık
Hem havalı hem de belki biraz ürkütücü olan bu kavram, zihin yükleme olarak biliniyor. Bunu, beyninizin bir kopyasını oluşturmanın, zihninizin ve bilincinizin bir bilgisayara aktarılmasının bir yolu olarak düşünün. Orada dijital olarak, belki de sonsuza dek yaşarsınız. Kendinizin farkında olursunuz, anılarınızı korursunuz ve hala kendiniz gibi hissedersiniz. Ama bir bedeniniz olmaz.
Bu simüle edilmiş ortamda, gerçek hayatta yaptığınız yemek yemek, araba kullanmak, spor yapmak gibi şeyleri de yapabilirsiniz. İlave olarak, gerçek dünyada imkansız olan diğer şeyleri de yapabilirsiniz; duvarlardan geçmek, kuş gibi uçmak veya başka gezegenlere seyahat etmek gibi. Tek sınır, bilimin gerçekçi bir şekilde simüle edebileceği şeylerdir.
Mümkün mü? Teorik olarak, zihin yükleme mümkündür. Yine de bunun nasıl olabileceğini merak edebilirsiniz. Sonuçta, araştırmacılar beyni anlamaya henüz yeni başladılar.
Oysa bilim, teorik olasılıkları gerçeğe dönüştürme konusunda uzun bir geçmişe sahip. Bir kavramın hayal edilemeyecek kadar zor görünmesi, imkansız olduğu anlamına gelmez. İnsanlığı Ay’a götüren, insan genomunu sıralayan ve çiçek hastalığını ortadan kaldıran bilim insanlarını düşünün. Bunlar da bir zamanlar imkansız olarak kabul ediliyordu.
Algılama üzerine çalışan bir beyin bilimcisi olarak , zihin yükleme teknolojisinin bir gün gerçeğe dönüşeceğini tamamen bekliyorum. Ancak bugün itibariyle buna çok uzaktayız.
Dizüstü bilgisayarda yaşamak
Beyin, bilinen evrendeki en karmaşık nesne olarak kabul edilir. Bu karmaşıklığın tamamını kopyalamak ise son derece zor olacaktır.
Birinci koşul şudur: Yüklenen beyin, her zaman sahip olduğu aynı girdilere ihtiyaç duyacaktır. Başka bir deyişle, dış dünya sürekli şekilde ona erişilebilir olmalıdır. Bir bilgisayarın içine kapatılmış olsanız bile yine de duyularınızın bir simülasyonuna, görme, duyma, koklama, dokunma, hissetme yeteneğinizin yanı sıra hareket etme, göz kırpma, kalp atış hızınızı algılama, sirkadiyen ritminizi ayarlama ve binlerce başka şey yapma yeteneğinizin de bir kopyasına ihtiyacınız olacaktır. (bilgedunyali.com Notu: Latince’den ‘circa’ ve ‘diem’ sözcüklerinin bir araya getirilmesiyle oluşan sirkadiyen, ‘yaklaşık bir gün‘ anlamına gelir. Vücudun 24 saatlik döngüsüne göre işleyen biyolojik saati anlamında.)
Ama neden böyle? Hiçbir duyusal girdi olmadan, bilgisayarın içinde tamamen zihinsel bir baloncuk içinde var olamaz mıydınız?
İnsanları duyularından mahrum bırakmak, örneğin onları tamamen karanlığa veya sessiz bir odaya koymak, duyusal yoksunluk olarak bilinir ve bir tür işkence olarak kabul edilir. Vücut sinyallerini (susuzluk, açlık, ağrı, kaşıntı gibi) algılamakta zorlanan kişiler genellikle ruh sağlığı sorunları yaşarlar. Bu nedenle, zihin yükleme işleminin başarılı olması için duyularınızın ve içinde bulunduğunuz dijital ortamın simülasyonunun son derece doğru olması gerekir. Küçük bozulmalar bile ciddi zihinsel sonuçlara yol açabilir.
Şu an için araştırmacıların bu tür simülasyonları gerçekleştirebilecek işlem gücü ve özellikle bilimsel bilgi birikimi yok.
Yeni ve güncellenmiş tarama teknolojisi bir zorunluluktur
Başarılı bir zihin yüklemesi için ilk görev: İnsan beyninin tüm 3 boyutlu yapısını taramak ve ardından haritalamak. Bu, beyni gelişmiş bir şekilde detaylandırabilen son derece gelişmiş bir MRI makinesinin eşdeğerini gerektirir. Şu anda bilim insanları beyin haritalamasının çok erken aşamalarındalar; gelinen aşama, ancak bir sineğin tüm beynini veya bir farenin beyninin küçük bölümlerini içeriyor.
Birkaç on yıl içinde insan beyninin eksiksiz bir haritasının çıkarılması mümkün olabilir. fakat, iğne başından daha küçük olan 86 milyar nöronun ve trilyonlarca bağlantısının kimliklerini yakalamak bile yeterli değil. Bu bilgiyi tek başına bir bilgisayara yüklemek de pek bir işe yaramayacaktır. Çünkü, her nöron sürekli olarak işlevini ayarlar ve bunun da modellenmesi gerekir.
Araştırmacıların simüle edilmiş beynin çalışmasını sağlamak için kaç seviye aşağıya inmeleri gerektiğini bilmek gerçekten zor. Moleküler seviyede durmak yeterli mi? Şu anda bunu kimse bilmiyor.
Teknolojik ölümsüzlük, önemli etik sorunları da beraberinde getiriyor.
2045 mi? 2145 mi? Yoksa daha sonra mı?
Beynin nasıl hesaplama yaptığını bilmek bir kısayol sağlayabilir. Bu, araştırmacıların beynin yalnızca temel kısımlarını simüle etmelerine ve tüm biyolojik özelliklerini simüle etmemelerine olanak tanır. Bir arabanın nasıl çalıştığını bilerek yeni bir araba üretmek, mevcut bir arabanın iç işleyişi hakkında hiçbir bilgiye sahip olmadan tarama ve kopyalama girişiminden daha kolaydır.
Ancak bu yaklaşım, bilim insanlarının beynin düşünceleri nasıl ürettiğini, yani binlerce hatta milyonlarca nöronun bir araya gelerek insan zihnini canlandıran hesaplamaları nasıl gerçekleştirdiğini anlamalarını gerektiriyor. Bundan ne kadar uzakta olduğumuzu ise ifade etmek zor.
İşte başka bir yol: 86 milyar gerçek nöronu tek tek yapay nöronlarla değiştirmek. Bu yaklaşım, zihin yüklemeyi çok daha kolay hale getirir. Ancak, şu anda bilim insanları tek bir gerçek nöronu bile yapay bir nöronla değiştiremiyor. Fakat, teknolojinin hızının katlanarak arttığını unutmayalım. Önümüzdeki on yıllarda bilgi işlem gücünde ve yapay zekada muazzam gelişmeler beklemek makul.
Bir diğer kesin şey ise şudur: Zihin yükleme teknolojisinin fon bulmakta kesinlikle hiçbir sorunu olmayacaktır. Birçok milyarder, sonsuza dek yaşama şansı için paralarının büyük bir kısmını harcamaktan memnuniyet duyacağı açıktır.
Karşılaşılan zorluklar çok büyük ve ilerleyiş belirsiz olsa da, bir gün zihin yükleme teknolojisinin gerçeğe dönüşeceğine inanıyorum. En iyimser tahminler 2045 yılını, yani sadece 20 yıl sonrasını işaret ediyor. Diğerleri ise bu yüzyılın sonunu söylüyor.
Ama, bence bu tahminlerin ikisi de muhtemelen fazla iyimser. Zihin yükleme teknolojisinin önümüzdeki 100 yılda işe yarayacağına şaşırırdım. Ancak 200 yılda olabilir; bu da sonsuza dek yaşayacak ilk kişinin sizin yaşam süreniz içinde doğmayabileceği anlamına gelir.
Bu makalenin yazarı Georgia Teknoloji Enstitüsü Psikoloji Bölümü Doçenti Dobromir Rahnev’dir. 23 Mayıs 2025 tarihinde aşağıdaki kaynakta yayınlanmıştır. Makale bilgedunyali.com tarafından Türkçeleştirilmiştir.
https://theconversation.com/can-you-upload-a-human-mind-into-a-computer-a-neuroscientist-ponders-whats-possible-250764


