AMAÇ VE İLKELERİMİZANASAYFAHAKKIMIZDA

bilgedunyali.com SİTESİ YAYIN AMACI

Last Updated on 15/06/2024 by ahmet can ayışık

blank

Bir Türk Çocuğu için gerçek bilgelik yolunun MUSTAFA KEMAL ATATÜRK’ü bilmek, anlamak ve ona minnet duymaktan geçtiğine inanıyoruz.

Mustafa Kemal Atatürk, Türk Cumhuriyeti’nin tartışmasız kurucu önderidir. Türkiye Cumhuriyeti, Türk ulusal devrimi ile Avrupa’da 150-200 yıl önce ortaya çıkmış olan imparatorluklardan ulusal devletlere dönüşüm sürecine gecikmeli olarak katılmıştır. Türk ulusunun (Milletinin) ULUSAL DEVLET’e dönüşümü ve Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşu, batı emperyalizmine karşı dünya tarihindeki en büyük ULUSAL KURTULUŞ SAVAŞI ve ULUSAL DEVRİM gerçekleştirilerek başarılmıştır.

Bilgedunyali.com olarak, büyük önderimiz Mustafa Kemal Atatürk’ün hedef gösterdiği ÇAĞDAŞ UYGARLIK SEVİYESİNE ULAŞABİLMEYİ temel hedef kabul ediyoruz.

Ulusal devlet örgütlenmesi; ulusal ekonomi, ulusal refah, ulusal dış politika, ulusal siyaset, ulusal eğitim, ulusal tarım, ulusal endüstri, ulusal sağlık, kısaca ulusal değerler sistemi ve Türkiye Cumhuriyeti’nin ulusal yükselişi için ihtiyaç duyulan ulusal aklın her Türk vatandaşı için GERÇEK BİLGELİK olduğuna inanıyoruz.

Bilgedunyali.com’da ulus ve millet sözcüklerini eş anlamlı olarak kullanıyoruz. Sözcük farklılaştırmasını kavramsallaştırarak yeni toplumsal kırıklar yaratmak değil, bu milleti birleştirmenin kurucu iradenin felsefesine çok daha uygun olduğunu biliyoruz.

Büyük önder Mustafa Kemal Atatürk tarafından, emperyalizme karşı savaş ile kurulan ülkemizin süratle gelişmiş bir refah ekonomisi haline gelebilmesi için ulusal öncelikli kalkınma ve sanayileşmenin vazgeçilmez olduğunun daha o zamanlarda görülmüş ve hedeflenmiş olması, bütün Türk çocukları için “işte asıl bilgelik” dedirtecek en önemli temel yaklaşımdır.

Türkler olmadan yazılması mümkün olmayan dünya tarihi bilincine ve Mustafa Kemal Atatürk önderliğinde yeniden doğan ulusal bilincin evrenselliğine vurgu yapabilmek adına bu sitenin adı “bilgedunyali.com” olarak konulmuştur.

Bilgedunyali.com için bu dünyadaki gerçek bilgelik, “tam bağımsız ve ekonomik bakımdan gelişmiş Türkiye Cumhuriyeti’ne giden yolu bilmek” anlamına gelmektedir.

Bu nedenle, üst site görselimizde Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş ve ulusal ekonomi yaklaşımı ile ilgili bir kısım simge görseller seçkisi yer almaktadır.

Türkiye Cumhuriyeti devletinin kuruluş aklındaki ulusal bilinç evrensel ve ölümsüzdür. Çünkü, o kendisini 20. YY’ın ırkçı ve kafatasçı akımlarından uzak tutabilmiş bir üst zeka tarafından şekillendirilmiştir. Bu nedenle de bugün o akımlar lanetlenirken, Mustafa kemal Atatürk’ün ulusal bilince bakışı güneş gibi parlamaya devam etmektedir.

“Türkiye Cumhuriyeti’ni kuran Türkiye halkına Türk Milleti denir” tanımını yapan Atatürk, “Türk milleti, halk yönetimi olan Cumhuriyetle yönetilen bir devlettir. Türk devleti laiktir. Her ergin insan dinini seçmekte serbesttir. Türk milletinin dili, Türkçedir.” demektedir. Kendi el yazısı aşağıdadır.

Elbette, Türkiye Cumhuriyeti devletini kuran ana unsur TÜRK UNSURdur. Elbette, Türkiye Cumhuriyeti’nin bayrağı TÜRK BAYRAĞIdır. Elbette, Türkiye Cumhuriyeti’nin vatanı TÜRK VATANIdır. Elbette, Türkiye Cumhuriyeti’nin resmi dili TÜRKÇEDİR. Bu devlette egemen üst ve ortak kültür TÜRKtür. Bundan korkmayın; bu kültür dünya durdukça yaşayacak ve geçmişte olduğu gibi bundan sonraki dönemlerde dünya tarinine yön vermeye devam edecektir.

Yukarıda özetlediğimiz temel anlayış doğrultusunda (ki biz buna bilgelik diyoruz) Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları için yayındayız.

Türkiye Cumhuriyeti Devleti, 20.YY’ın en önemli “Ulusal Ekonomik ve Siyasal Devrimini” gerçekleştirmiş, kendi “Aydınlanmasını” sağlamayı başarmış bir ulus devlet modeline sahiptir. Başka model aramıyoruz.

Türk Ulus Devleti’ni kuran Mustafa Kemal Atatürk ve bu devletin kurucu kadrolarının benimsedikleri ekonomik üretim modeli “Devlet destekli ve hızlı kalkınmacı ulusal öncelikli kapitalist üretim” modelidir. Uygulanan bu model ile cumhuriyetin ilk yıllarında kalkınma ve sanayileşmede çok iyi sonuçlar alındığı açıktır.

Evet, 20.YY’ın en büyük devrimlerinden birini gerçekleştiren Türk Ulus Devleti sanayicidir. Sanayisiz kalkınma olamayacağını bilir. Süratle ve adeta ekonomik bir devrim yaratacak şekilde endüstriyel yatırımlara yönelir. Çünkü, milletin ve halkın gerçek anlamda refah, bağımsızlık ve özgürlüğünün endüstrileşmeden sağlanamayacağını bilmektedir. Bilimcidir; çünkü bilimsellik olmadan özgürlük, bağımsızlık ve refah da olamaz.

Dünya savaşı sonrasındaki SOĞUK SAVAŞ döneminde, Türkiye Batı Bloku’na katılmıştır. Batı Bloku, kapitalist ekonomik model ile varolmuştur. Beşiği batı Avrupa’dır. Osmanlı İmparatorluğu’nun temel yok edicisidir. Türkiye’nin Batı Bloku’na ve onun askeri örgütü NATO‘ya yönelmesinin asıl nedeni, bir zamanlar komşusu durumundaki Sovyetler Birliği’nin etki alanı haline gelerek “bağımsızlığını ve özgürlüğünü” kaybetme korkusudur. Yani, o zamanki Türk Devleti’ni yönetenler, Batı Bloku ve NATO içinde yer almazlarsa, ülkelerinin güvenliğini, bağımsızlığını ve refahını sağlayamayacaklarından korktukları için NATO’ya katılmışlardır. Oysa, Batı Bloku modelini benimsemekle birlikte, onun askeri örgütüne katılmamak da bir önemli seçenek olabilirdi. Verilen karar nedeniyle, Türk milleti, 1950 sonrası dönemde bağımsız iradesiyle ülke iktidarını oluşturmakta ve uluslararası alanda bağımsız tavır almakta zorluklarla karşılaşmıştır. 

Dolayısıyla, Türk Ulus Devleti, NATO üyesi olduğu 1950’li yıllardan itibaren, içinde yer aldığı Batı Bloku tarafından ekonomik, siyasal ve toplumsal olarak kurucu ilkelerinden ayrılmasıyla sonuçlanan çeşitli müdahale ve yönlendirme etkileri altında kalmıştır. Bu etkiler nedeniyle, 1920’li yıllarda devlet destekli olarak başlattığı ulusal öncelikli ekonomik kalkınma ve sanayileşme modelinden ayrılmış, ulusal tarım ve hayvancılıktaki modern ulusal üretim hedefine tam olarak ulaşamamış, ulusal eğitim ve sağlık politikalarında bağımsız, rekabetçi, ucuz, yaygın ve nitelikli hizmet üretme noktasına gelememiştir.

Batı emperyalizminin dayattığı serbest ticaret ve küreselleşme masalları, esas itibariyle gelişmiş sanayi ülkelerinin dünya piyasalarında daha etkin kontrol sağlama ve dolayısıyla daha yüksek kar elde etme amacıyla ilgilidir. Bu anlamda; özellikle 1980’li yıllardan sonra batı kapitalizmi tarafından yaygınlaştırılan neo-liberal ekonomik politikaların Türkiye gibi az gelişmiş ülkelerin hızlı sanayileşme ve kalkınmalarına engel olduğu kanısındayız.

Bilgedunyali.com, dünya tarihini, temelinde ekonomik model ve üretim ilişkilerinin belirlediği kronolojik bir gelişmeler dizisi olarak değerlendirmektedir. Buna paralel olarak Uygarlık anlayışımız da dünya tarihi anlayışımıza bağlı olarak “Ekonomik yapıların biçimlendirdiği değerler sistemi” şeklindedir.

Serbest ticaret ve küreselleşme olgularını; 19.YY itibariyle ortaya çıkan ve batı kapitalizminin kar maksimizasyonu amacıyla tetiklediği emperyalist yayılmanın yeni aparatları olarak görüyoruz. Başta sanayi devrimini gerçekleştirmiş İngiltere olmak üzere batı kapitalizminin Osmanlı İmparatorluk ekonomisini nasıl dışa açılmaya zorladığını, o koskoca imparatorluğun dışa açıldıkça toprak ve piyasalarını, kaynaklarını hızla kaybettiği yok oluş sürecinden çıkamadığını çok acı bir şekilde yaşamış nesillerin devamıyız. Yüce Tanrı’nın bize verdiği akıl, bizden öncekilerin acı deneyimlerinden ders alarak benzer hatalardan kaçınmamızı gerektirmektedir.

Tam da bu nedenle, bizden önce neler yaşandığını çok iyi bilmek, analiz etmek ve doğru değerlendirmek zorundayız. Bilgedunyali.com, çorbada tuzunun olması için yayındadır.

Günümüzdeki haliyle küreselleşme gelişmiş ülkelerin anlattığı bir masaldır.

Böylece, gelişmemiş durumdaki ulusal devletleri eskiden yaptıkları gibi askeri güç kullanarak yok etmek yerine, onları dayattıkları ekonomi ve siyasetleri üzerinden kendi eksenlerinde yer alacak şekilde dönüştürmeyi hedeflemektedirler.  Batı emperyalizminin, bir zamanlar toprakları işgal ederek, devletleri yok ederek gerçekleştirdiği sömürge ekonomisi gerçeği, bugün uluslararası kurumları ve şirketleri aracılığıyla piyasaları ve sermaye akışı ile ekonomileri kontrol ederek gerçekleştirdiği sömürüyü sürdürme yaklaşımına dönüşmüştür. Batı kapitalizminin ekonomik sistemi kendisi adına kar maksimizasyonu için organize olmuştur. Temel güdüsü her zaman ve sonsuza kadar daha fazla kar elde etmektir. Bu nedenle, daha fazla kar elde edebilmek için yerel düzeyde bağımlı ve kontrolü altında ulus devletlere ihtiyacı vardır. Aksi takdirde, yerel düzeyde kontrolu sağlayamaz. Kontrolu sağlayamazsa daha fazla kar elde edemez. Bilgedunyali.com, Türkiye Cumhuriyeti kurucu felsefesine bağlılık duyduğundan antiemperyalisttir; gelişmiş ülkelerin yerel ve küresel düzeydeki kar maksimizasyonu amaçlı bağımlılaştırma müdahalelerine karşı çıkar.

Batı emperyalizmi için hiç istenmeyen devlet ve ekonomi ise bağımsız ulusal devlet, sosyalist/komünist ulusal devlet, sosyalist/komünist enternasyonalist devlettir. Sosyalist/Komünist ulusal devlet olur mu diye soranlar için bugünkü Çin örneği sosyalist/komünist ulusal bir devlettir. Sovyetler Birliği, sosyalist/komünist enternasyonalist olduğu iddiasında olan bir devletti. Tam da bu nedenle batı kapitalizmi ile savaşmak zorundaydı. Sıcak ya da soğuk olarak savaştı ve yenilerek ortadan kalktı. Çin de bugünkü modelini sürdürdükçe benzer şekilde batı kapitalizmi ile sıcak veya soğuk olarak savaşmaktadır ve savaşacaktır.

NATO ve Batı Bloku, Türkiye’yi kendi ittifaklarına alırken “şartlı kabul” yapmıştır. Türkiye de onların ileri sürdüğü şartları kabul etmiştir. Bu konu açıktır. Fakat, geçen zaman içerisinde NATO ve Batı Bloku’nun aslında göründüğü kadar özgürlükçü, şeffaf ve demokratik olmadığı ortaya çıkmıştır. Batı Bloku ve NATO, Türkiye’yi üye olarak kabul etmenin karşılığında, ülkemizi şekillendirmek, kontrol etmek ve doymak bilmez kar maksimizasyonunun bir aracı olarak kullanmak istemektedir. Bu amaçla legal ve illegal, stratejik, siyasal ve ekonomik her türlü yaklaşımda bulunmaktadır. Bizim ulus ve halk olarak birlikte kalmamıza müdahale eden, kardeşçe yaşamamıza izin vermeyen, birbirimiz ile düşman olmamızda, birbirimizi öldürmemizde fayda gördüğünde gözünü kırpmadan elinden geleni ardına koymayan bir ittifak içinde yer almaktayız.  İşine geldiği zaman bizi etnik olarak, mezhepsel olarak, sağ-sol şeklinde siyasal olarak bölmeye gayret eden bir anlayış ile “Stratejik Ortaklık” sürdürülmesi makul değildir. Bu öyle bir stratejik ortaktır ki, çıkarı olduğunda toprağınıza bile göz koyabilmektedir. Vatan toprağı sadece karasal değildir; “Kahverengi ve Mavi Vatan” toplamından oluşmaktadır. Her iki anlamdaki vatanımız işgal edilmek, paylaşılmak ve bütün kaynaklarıyla sömürülmek istenmektedir. Her türlü ekonomik sömürü ve ulusal piyasa egemenliğine yönelik dış girişim   bizim için vatan işgali kapsamındadır. Vatan toprağı/denizi, ulusal piyasamız, bayrağımız ve Türk vatandaşları kutsal vatanımızın değişmez unsurlarıdır.  Türk toplumunun, bugünkü gelişmiş batı ekonomileri benzeri bir refah toplumu haline dönüşmesine engel olan, onu geciktiren bütün girişimlere karşı çıkıyoruz. Diğer yandan, toprak/deniz ve piyasalarımızı işgal etmek isteyen hemen bütün güçlerin “Batı Bloku” güçleri olduğu açıktır.  Türk kara sınırlarında neredeyse yüzbin kişilik ordular kuranlar da Atatürk’çü milli öncelikli sanayileşme ve ekonomik kalkınma modelini bozanlar da yine ağırlıklı olarak Batı emperyalizmi ile onun içerideki işbirlikçi yapılarıdır.

Özetle; Türk çocuklarının birbirine düşman edilmesinde, Türk çocuklarının oluk gibi kanının akıtılmasında, Türk toplumu üzerinde gerçekleştirilen algı operasyonlarında ve toplum mühendisliği çalışmalarında, Türk siyasal yaşamının dizayn edilmesinde, Atatürk’çü milli kalkınmacı ekonomik modelin baltalanmasında ve böylelikle Türkiye’nin refah ve teknoloji toplumu haline gelmesinde ciddi gecikmeler yaratılmasında, milli sosyal devletin yıpratılmasında Batı Bloku ağırlıklı açık-gizli operasyonların büyük rolü olduğunu düşünüyor ve hepsine karşı çıkıyoruz.

Bilgedunyali.com, sosyal faydası yüksek ve kamu yararının yanısıra, yararlanmada eşitlik ilkesinin önem taşıdığı eğitim ve sağlık sektörlerinde yaygın devlet mülkiyeti, ucuz, nitelikli bilimsel eğitim ve sağlık hizmetini savunur. Devlet, eğitim ve sağlığın en önemli sahibi olmalıdır. Endüstriyel tıp kavramına karşı “sosyal tıp” kavramını savunuyoruz. Herkese eşit, ucuz ve nitelikli eğitim; herkes için eşit, ucuz ve nitelikli sağlık hizmeti.  Türk Cumhuriyeti Devleti kurucuları, bu nedenle Milli Eğitim ve Milli Sağlık politikaları izlemişlerdi. Biz de aynısını savunuyoruz. Sağlık ve eğitim ticari mal değil, her vatandaş için temel haktır.

Bilgedunyali.com, ekonomide ulusal tarım politikası, ulusal tohum ve ulusal hayvancılık politikası izlenmesini savunur. Milli tohum piyasasında yabancı sermayeli şirketlerin at koşturmasına karşı çıkar. Türk köyünü, köylüsünü hızla kalkındıracak, ölçek ekonomisi dinamiklerini hayata geçirecek, dayanışmacı ve modernize edilmiş yeni bir ulusal tarım modelini gerekli görür.

Bilgedunyali.com, genetiğinde, tarih yazan askeri kahramanlık geleneği olan TÜRK ÇOCUKLARININ, dünyanın en önde gelen silah sanayilerinden birine (Motor güç niteliğinde) sahip olmasının zorunlu olduğuna inanır. Ulusal kalkınmanın öncelikli sektörlerinden en önemlisinin silah sanayii olması Türkiye Cumhuriyeti Devleti için kaçınılmaz bir zorunluluktur. Ülkemizin coğrafi konumu ve jeopolitik gerçeklikler bağlamında, bu “asker millet”in çocuklarının denizde, havada ve karada kendi rekabetçi silah teknolojisini mutlaka geliştirmek zorunda olduğuna inanır.

Bugüne kadarki dünya tarihi “Türk Çocukları” olmadan yazılamayacağı gibi bundan sonraki dünya tarihi de Türk çocukları olmadan yazılamayacaktır. Türk çocukları, dün vardı, bugün var ve yarın da dünya yaşamının her alanında var olmaya devam edecektir.

En az bizi yok etmek isteyenlerin yok olduklarını görecek kadar var olacağız. Son sözüm de bu olsun; Batı emperyalizmine kapaktır!..

blank

blank
A.Can Ayışık